Doğu Anadolu’nun sarp dağları ve bereketli meralarıyla çevrili olan Bingöl, gastronomi dünyasında hak ettiği değeri yeni yeni görmeye başlayan gizli bir cevherdir. Şehrin mutfak kültürü; hayvancılığa dayalı et ve süt ürünleri ile buğdayın mükemmel uyumu üzerine kurulmuştur. Bingöl’de sofralar, misafirperverliğin en samimi şekilde gösterildiği yerlerdir. Eğer yolunuz bu dağlar şehrine düşerse, damaklarınızda unutulmaz izler bırakacak olan bu yöresel lezzetleri mutlaka keşfetmelisiniz. İşte Bingöl mutfağı denince akla gelen en meşhur tatlar:
1. Sabır ve Lezzet Abidesi: Gömme (Kömbe)
Bingöl denince akla gelen ilk ve en görkemli yemek kuşkusuz Gömme‘dir. Hazırlanışı tam bir seremoni gerektirir. Mayasız sert bir hamur, közlenmiş külün veya kızgın kumun altında (sacın üzerinde) yavaş yavaş pişirilir. Pişen hamurun üst kısmı bir kapak gibi açılır ve içi oyulur. Oyulan bu kısma ufalanan ekmek parçaları geri konur, üzerine bol miktarda ev yapımı tereyağı ve sarımsaklı yoğurt dökülür. Yağın ve yoğurdun hamurun derinliklerine işlemesiyle ortaya çıkan lezzet, başka hiçbir yemeğe benzemez. Gömme, Bingöl’de sadece bir yemek değil, dostlukların pekiştiği bir paylaşım aracıdır.
2. Kış Sofralarının Baş Tacı: Keldoş
Özellikle soğuk kış günlerinde vücut direncini artıran Keldoş, Bingöl’ün en karakteristik yemeklerinden biridir. Kavrulmuş et, haşlanmış buğday, nohut ve süzme yoğurt (kurut) ile hazırlanan bu yemek, üzerine dökülen kızgın tereyağı ve pul biber ile servis edilir. İçindeki malzemelerin yoğunluğu sayesinde oldukça doyurucu olan Keldoş, Doğu Anadolu’nun sert iklimine karşı insanın içini ısıtan en büyük kalkandır.
3. Dünyaca Ünlü Bir Şifa: Bingöl Balı
Sadece Türkiye’de değil, dünyada da adından söz ettiren Bingöl Balı, 2017 yılında Dünya Arıcılık Kongresi’nde (Apimondia) dünya ikinciliği ödülünü almıştır. Bingöl’ün yüksek rakımlı yaylalarında, binlerce çeşit endemik bitkiden toplanan bu bal, tamamen doğal ve katkısızdır. Özellikle geven ve kekik aromalı ballar, hem lezzeti hem de şifasıyla bilinir. Şehirden ayrılırken yanınıza alacağınız en değerli hediyelik şüphesiz bu altın sarısı baldır.
4. Yoğurt ve Tahılın Uyumu: Mastuva
Bingöl kahvaltılarının veya öğle yemeklerinin vazgeçilmezi olan Mastuva, yapımı basit ama lezzeti derin bir yemektir. Pirinç veya dövülmüş buğdayın yoğurtla birlikte sürekli karıştırılarak pişirilmesiyle hazırlanır. Katı bir lapa kıvamına geldiğinde üzerine bol tereyağı dökülerek servis edilir. Hem hafif hem de oldukça besleyici olan Mastuva, Bingöl’ün süt ürünlerine verdiği önemin en lezzetli kanıtıdır.
5. İnce Bir Sanat: Sörina Pel (Siron)
İncecik açılan yufkaların rulo yapılıp küçük parçalar halinde kesilmesi ve fırınlanmasıyla hazırlanan Sörina Pel, Bingöl usulü mantı olarak da adlandırılabilir. Fırınlanan kıtır yufkaların üzerine sarımsaklı yoğurt dökülür ve yufkalar yoğurdu tamamen çekene kadar bekletilir. Son dokunuş ise her Bingöl yemeğinde olduğu gibi üzerine gezdirilen halis köy tereyağıdır.
6. Serinleten Lezzet: Ayran Aşı Çorbası
Yaz aylarında Bingöl’ün güneşinden bunalanlar için en iyi sığınak Ayran Aşı çorbasıdır. Haşlanmış buğday, nohut ve çeşitli taze otların (yarpuz gibi) soğuk yoğurtla buluşmasıyla hazırlanan bu çorba, ferahlatıcı etkisiyle bilinir.
Sonuç olarak; Bingöl mutfağı, doğanın cömertliğini emeğin sabrıyla birleştiren bir hazinedir. Gömme’nin o isli tadından Bingöl balının rayihasına kadar her lokmada bu coğrafyanın ruhunu hissedeceksiniz.